miiis gibi kahvaltımı yaptım verandada karadenize karşı, gerine gerine, yayıla yayıla. son çayımı şekersiz içtim. demli demli.
sonra aldım kitabımı geçtim havuz başına. yandım piştim, girdim havuza. yandım piştim girdim havuza. sonra hafif bir şeyler atıştırdım.
hadiii yine! yandım piştim girdim havuza. bu süreçte bir de şahane kitap bitirmişim.
sonra aldım su yatağımı, yattım üzerine, girdim havuza. bir o yana bir bu yana. yandım piştim. ama zaten havuzdayım, hooop hemen bir soğuk kahve !
artık yeter, çıktım havuzdan. aldım duşumu. verdim kulaklıklara müziğimi, döne döne uyudum. uyudum ki ne uyudum.
uykumdan uyandım. aldım laptopu yine verandadayım. az sonra mangal yapıyoruz.
hak ettim ulan !
kuartet.org
kutumda büyük hissediyorum.
ağustos geldi
ayağımı suya sokmuş değilim. istanbulda tıkıldım kaldım. hatta üstüne özel ders veriyorum, çalışıyorum sayılır.
hani tatil ?
hani tatil ?
yazar :
ferhat can
dışkının gitmediği yerlere gitmek
sahil kasabasına yerleşmek isteyen insanları anlamıyorum. bu istekte bulunan kesimin çok büyük bir oranı büyük şehirlerde yaşıyan sıkıntı yüklü insanlar.
bu insanlar bol bol kitap okuyor, sinemaya gidiyor, oyunlar seyrediyor, konserlerde v.i.p. biletler satın alıyorlar. hatta bir kısmı operaya, baleye bile gidiyor.
sonra yine aynı insanlar, zerrecik boyutunda bir sıkıntıya maruz kaldıklarında basıyorlar yaygarayı :
bir sahil kasabasına yerleşeceksin aslında. oh mis.
yahu nesi mis ! canın sıkılsa sinema, tiyatro, konser yok. bir dağıtayım desen gece hayatı yok. alışverişe çıksan süpermarket yok. hastalansan hastahane yok. yolda kalsan araba servisi yok. kimi yerde çok afedersiniz dışkınızın gideceği kanalizasyon bile yok. bütün çıkanlar çukurlarda biriktiriliyor sonra oradan toplanıyor.
"ama insanlar kapılarını bile kitlemiyorlar."
diye savunuyorlar kendilerini bu insanlar. yahu tabi ki kitlemiyorlar ! kimden neyi çalıyorsun ? bir sahil kasabasında hırsızlık yaptın diyelim, çaldıklarını kime satacaksın ? bütün mahalle 30 sokak zaten.
ben çok gezdim gördüm. oraların sıkıntılarını çok iyi bilirim. kesin olarak söylüyorum : oralarda yapamazsınız !
o yüzden zaten gideceğiniz yok, bari her rakı masasında şu konuyu açıp benim sinirlerimi hoplatmayın !
bu insanlar bol bol kitap okuyor, sinemaya gidiyor, oyunlar seyrediyor, konserlerde v.i.p. biletler satın alıyorlar. hatta bir kısmı operaya, baleye bile gidiyor.
sonra yine aynı insanlar, zerrecik boyutunda bir sıkıntıya maruz kaldıklarında basıyorlar yaygarayı :
bir sahil kasabasına yerleşeceksin aslında. oh mis.
yahu nesi mis ! canın sıkılsa sinema, tiyatro, konser yok. bir dağıtayım desen gece hayatı yok. alışverişe çıksan süpermarket yok. hastalansan hastahane yok. yolda kalsan araba servisi yok. kimi yerde çok afedersiniz dışkınızın gideceği kanalizasyon bile yok. bütün çıkanlar çukurlarda biriktiriliyor sonra oradan toplanıyor.
"ama insanlar kapılarını bile kitlemiyorlar."
diye savunuyorlar kendilerini bu insanlar. yahu tabi ki kitlemiyorlar ! kimden neyi çalıyorsun ? bir sahil kasabasında hırsızlık yaptın diyelim, çaldıklarını kime satacaksın ? bütün mahalle 30 sokak zaten.
ben çok gezdim gördüm. oraların sıkıntılarını çok iyi bilirim. kesin olarak söylüyorum : oralarda yapamazsınız !
o yüzden zaten gideceğiniz yok, bari her rakı masasında şu konuyu açıp benim sinirlerimi hoplatmayın !
yazar :
mine dikte
batmani izledim.
(sonunda) senaryoya 10 veriyorum. üç film izlemiş gibi hissettim kendimi, hatta üç güzel film izlemiş gibi hissettim.
jokere 10 veriyorum. izlediğim en manyak-dışı manyak tiplemesisin joker. keşke ölmeseydin heather ledger.
ama o arabaya, motorsiklete, batman'in inine (orası çok pis rutubet kokar), saçma sapan teknolojik aletlerine en fazla 5 veriyorum. o da şu güzel ortam için.
geri kalan bütün öğeler ortalamanın üstündeydi. kaçırmamanız lazım. bir de film uzun karnınızı doyurun da girin. sinemada mısır yemeyin, yeter.
jokere 10 veriyorum. izlediğim en manyak-dışı manyak tiplemesisin joker. keşke ölmeseydin heather ledger.
ama o arabaya, motorsiklete, batman'in inine (orası çok pis rutubet kokar), saçma sapan teknolojik aletlerine en fazla 5 veriyorum. o da şu güzel ortam için.
geri kalan bütün öğeler ortalamanın üstündeydi. kaçırmamanız lazım. bir de film uzun karnınızı doyurun da girin. sinemada mısır yemeyin, yeter.
yazar :
ferhat can
şu aralar sevişenlerin
çocukları boğa olacak. prematüre doğanlar belki balık. yapmayın çocuğunuza yazık.
yazar :
herman kordon
Kaydol:
Yazılar (Atom)
